İftira Edilmişti Yazdır
Cumartesi, 10 Şubat 2007
ImageYûsuf aleyhisselâm büyük ve çok güzel bir Peygamberdi. Gençliğinde bir iftira sebebiyle, hapse atıldı. Fakat orada bile, güzel ahlâkı ile etrafındakilere, kendisini hemen sevdirdi. Hem ibâdet, hem de herkese yardım ediyordu. Okuma- yazma öğretir, hastaları ziyâret eder, üzüntülü olanları teselli ederdi. Onlara sabır etmelerini ve sevdiklerine bir gün kavuşacaklarını söyleyerek yumuşatırdı. Mahpusların rüyâlarını ''tâbir''ederdi. Çok iyi rüyâ “tâbir”cisiydi:

Birgün yanına, iki genç yaklaştı. Biri kralın şerbetçisi, öbürü de ekmekçisi idiler. Rüyâ görmüşlerdi. Önce şerbetçi söyledi:

- Rüyâmda kendimi, üzüm sıkar halde gördüm!

Sonra ekmekçi:

- Ben de rüyâmda kendimi, başımda ekmek götürürken: yırtıcı bir kuş geldi ve o ekmeği yerken gördüm dedi.

Bunların ikisi de''kralı öldürmeye çalışmak''suçundan, zindana atılmışlardı.

Hazreti Yûsuf dedi ki:

- Ey benim zindan arkadaşlarım!

Şerbetçi kurtulacak ve saraydaki işine yeniden girecek. Ekmekçi olanınız ise suçludur. Başının etini, kuşlar yiyecek. Muhakemeleri sırasında ekmekçi gerçekten suçlu bulundu. Asıldı, başının etini yırtıcı kuşlar yedi. Şerbetçi suçsuz bulunduğu için saraya geri alındı. İşine devam etti.

Hapisten çıkarken hazret-i Yûsuf şerbetçiye:

- Kralına benden bahset ki, suçsuz olduğum halde hapis günlerimin uzadığını anlasın, dedi.

Fakat Şerbetçi, saraya kavuşmanın heyecanı sırasında, hazret-i Yusuf'un ricâsını unuttu. Tâ hükümdar bir rüyâ görünceye kadar! Hükümdar Reyan bin Velid rüyâsında gördü ki:

''Yedi zayıf inek, yedi kuvvetli ineği yiyorlar! Yedi yeşil buğday başağı yanında yedi tane kuru başak bulunmakta!..''

Mısır'daki bütün âlim, kâhin ve rüyâ tâbircisi kimseler rüyâyı tâbir işinin içinden çıkamadılar. İşte o anda şerbetçinin aklına, zindandaki hazret-i Yûsuf geldi.

Hükümdara vaziyeti arzetti. Reyan bin Velid:

- Hemen getirin, emrini verdi.

Şerbetçi sevinerek, hapishaneye koştu. Hazret-i Yûsuf'â:

- Seni sarayda bekliyorlar! Artık hürsün!..

Müjdesini verdi. Fakat Yûsuf Peygamber:

- Hükümdarın affı ile, bu zindandan çıkmam. Ancak suçsuzluğum isbat olunursa çıkarım. Çünkü''adâlet'' bunu gerektirir, dedi.Şerbetçi çok şaşırdı. Fakat neticeyi Hükümdara arzetti:

İyi bir insan olan Reyan bin Velid, hemen tahkikat ve muhakemenin yapılmasını temin etti.

Hazret-i Yûsuf suçsuz olduğunu kendisi bildiği halde, hâkimin kararını herkesin öğrenmesini istedi. Berâat etti.Saraya gitti. Hükümdarın rüyâsını tâbir etti:

- Yedi sene ülkemizde, bolluk olacak. Ekinlerinizi ekin, fazlasını iyice saklayın. Çünkü arkasından yedi yıl da, kıtlık olacaktır!

Hükümdar, O'nun ilmine ve ahlâkına hayran kaldı. Sonunda Hazret-i Yûsuf'a Mısır'ın hazinelerini ve Devlet Mühürünü teslim etti.

Peygamberlerin hepsi, güzel ahlâklıdır. Biz de onlar gibi, doğru ve ahlâklı olmaya çalışalım.
 
< Önceki   Sonraki >