comprar cialis contrareembolso
Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/hpjoomla2/cocukpinari.com/includes/sef.php on line 370
ocuk Pnar - Peygamber Efendimizin Mucizeleri
 
Peygamber Efendimizin Mucizeleri Yazdr
aramba, 31 Ocak 2007
ImageSevgili Peygamberimizin hak Peygamber olduunu bildiren ahitler pek çoktur.

Peygamberimizin mucizeleri, zaman bakmndan üçe ayrlmtr:

Birincisi, mübarek ruhu yaratldndan balayarak, Peygamberliinin bildirildii (bi’set) zamanna kadar olanlardr.

kincisi
, bi’setten vefatna kadar olan zaman içindekilerdir.

Üçüncüsü
, vefatndan kyamete kadar olmu ve olacak eylerdir.

Bunlardan birincilere, (rhas) yani, balangçlar denir. Her biri de ayrca görerek veya görmeyip akl ile anlalan mucizeler olmak üzere ikiye ayrlrlar. Bütün bu mucizeler o kadar çoktur ki, saymak mümkün olmamtr. kinci ksmdaki mucizelerin üç bin kadar olduu bildirilmitir. Bunlardan bazlarn aada bildireceiz.

1- Muhammed aleyhisselamn mucizelerinin en büyüü Kur’an- kerimdir.
Image
2- En büyük mucizelerinden birisi de Mirac mucizesidir.

3-
Mehur mucizelerinin en büyüklerinden birisi de, Ay’ ikiye ayrmasdr. Bu mucize, baka hiçbir Peygambere nasip olmamtr. Muhammed aleyhisselam elli iki yanda iken, Mekke’de Kurey kâfirlerinin elebalar yanna gelip, (Peygamber isen Ay’ ikiye ayr) dediler. Muhammed aleyhisselam, herkesin ve hele tandklarnn, akrabasnn iman etmelerini çok istiyordu. Mübarek ellerini kaldrp dua etti. Allahü teâlâ, kabul edip, Ay’ ikiye böldü. Yars bir dan, dier yars baka dan üzerinde göründü. Kâfirler, Muhammed bize sihir yapt dediler. man etmediler.

Bu mucize ile ilgili âyet-i kerimenin meali öyle:
(Kyamet yaklat, Ay yarld. Onlar [mürikler] bir mucize görünce hemen yüz çevirirler ve "Eskiden beri devam ede gelen bir sihir [büyü] derler.) [Kamer 1,2]

4- Muhammed aleyhisselam, baz gazalarnda, susuz kalnd zaman, mübarek elini bir kaptaki suya sokmu, parmaklar arasndan su akarak, suyun bulunduu kap devaml tamtr. Bazen seksen, bazen üçyüz, bazen binbeyüz, Tebük Gazasnda ise, yetmi bin kimsenin hepsi ve hayvanlar, bu sudan içmiler ve kullanmlardr. Mübarek elini sudan çkarnca akmas durmutur.

5-
Hayber gazasnda, önüne zehirlenmi koyun kebab koyduklarnda, (Ya Resulallah, beni yeme, ben zehirliyim) sesi iitildi.

6-
Medine’de, mescid-i nebevide dikili bir hurma kütüü vard. Resulullah hutbe okurken, bu diree dayanrd. Buna Hannane denirdi. Minber yaplnca, Hannane’nin yanna gitmedi. Ondan alama seslerini, bütün cemaat iittiler. Minberden inip, Hannane’ye sarld. Sesi kesildi. (Eer sarlmasaydm, benim ayrlmdan kyamete kadar alard) buyurdu.

7-
Mübarek eline ald çakl talarnn ve tuttuu yemek parçalarnn ar sesi gibi, Allahü teâlây tesbih ettikleri çok görülmütür.

8-
Bir gün, bir köylüyü imana davet etti. Müslüman bir komumun vefat etmi kzn diriltirsen, iman ederim dedi. Mezarna gittiler. smini söyleyerek kz çard. Kabir içinden ses iitildi ve dar çkt. (Dünyaya gelmek ister misin?) buyurdu. (Ya Resulallah! Dünyaya gelmek istemem. Burada babamn evindekinden daha rahatm. Müslümann ahireti, dünyasndan daha iyi) dedi. Köylü bunu görünce, hemen imana geldi.

9-
Tirmizi ve Nesai’nin (Sünen) kitaplarnda diyor ki, iki gözü a’ma bir kimse gelip, ya Resulallah, Allahü teâlâya dua et, gözlerim açlsn dedi. (Kusursuz bir abdest al! Sonra Ya Rabbi! Sana yalvaryorum. Sevgili Peygamberin Muhammed aleyhisselam araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdiim Peygamberim Muhammed aleyhisselam! Seni vesile ederek, Rabbime yalvaryorum. Senin hatrn için kabul etmesini istiyorum. Ya Rabbi! Bu yüce Peygamberi bana efaatçi eyle! Onun hürmetine duam kabul et!) duasn okumasn buyurdu. Adam, abdest alp dua etti. Hemen gözleri açld. Bu duay müslümanlar, her zaman okumular ve maksatlarna kavumulardr.

10-
Medine’de, minberde hutbe okurken, bir kimse, ya Resulallah! Susuzluktan çocuklarmz, hayvanlarmz, tarlalarmz helak oluyor. mdadmza yeti dedi. ImageEllerini kaldrp, dua eyledi. Gökte hiç bulut yokken, mübarek ellerini yüzüne sürmeden, bulutlar topland. Hemen yamur balad. Birkaç gün devam etti. Yine minberde okurken, o kimse, ya Resulallah! Yamurdan helak olacaz deyince, Resul aleyhisselam, tebessüm etti ve (Ya Rabbi! Rahmetini baka kullarna da ihsan eyle!) buyurdu. Bulutlar açlp, güne göründü.

11-
Cabir bin Abdullah diyor ki, çok borcum vard. Resulullaha haber verdim. Bahçeme gelip, hurma ynnn etrafnda üç kere dolat. (Alacakllarn çar, gelsinler!) buyurdu. Her birine haklar verildi. Yndan bir ey eksilmedi.

12-
Bir kadn, hediye olarak bal gönderdi. Bal kabul edip, bo kab geri gönderdi. Kap bal ile dolu olarak geri geldi. Kadn gelerek, (ya Resulallah! Hediyemi niçin kabul etmediniz?Acaba günahm nedir?) dedi. (Senin hediyeni kabul ettik. Gördüün bal, Allahü teâlânn hediyene verdii berekettir) buyurdu. Kadn çocuklar ile aylarca yediler. Hiç eksilmedi. Bir gün yanlarak bal baka bir kaba koydular. Oradan yiyerek bitirdiler. Bunu, Resulullaha haber verdiler. (Gönderdiim kapta kalsayd, dünya durdukça yerlerdi, hiç eksilmezdi) buyurdu.

13-
Resulullahn gaybdan haber verdii çok görüldü. Bu mucizesi üç ksmdr:

Birinci ksm, kendi zamanndan evvel olan ve kendisine sorulan eylerdir ki, bunlara verdii cevaplar, çok kâfirlerin, kat kalbli dümanlarnn imana gelmelerine sebep olmutur.

kinci ksm, kendi zamannda olmu ve olacak eyleri haber vermesidir.

Üçüncü ksm, kendisinden sonra kyamete kadar dünyada ve ahirette olacak eyleri bildirmesidir.

Burada ikinci ve üçüncü ksmlardan birkaç aada bildirilecektir.

[slam’a davetin balangcnda, müriklerin eziyetlerinden, skntlarndan dolay, Eshab- kiramn bir ksm Habeistan’a hicret etmilerdi. Resulullah, Mekke’de kalan Eshab- kiramla beraber, üç sene her türlü görüme, al-veri yapma, müslümanlardan baka bir kimse ile konumama gibi, bütün içtimai muamelelerden men olundular. Kurey mürikleri, bu karar ve ittifaklarn bildiren bir ahdname yazarak, Kâbe-i muazzamaya asmlard. Her eye kâdir olan Allahü teâlâ (Arza) denilen bir çeit kurdu [aaç kurdu] o vesikaya musallat etti. Yazl bulunan (Bismikellahümme) [Allahü teâlânn ismi ile] ibaresinden baka, ne yazl ise, hepsini o kurtcuk yedi, bitirdi. Allahü teâlâ bu hâli Cibril-i emin vastas ile Peygamber efendimize bildirdi. Peygamber efendimiz de bu hâli amcas Ebu Talibe anlatt. Ertesi gün, Ebu Talib müriklerin ileri gelenlerine gelerek, Muhammedin Rabbi Ona öyle haber vermi. Eer söyledii doru ise, bu hâli kaldrp, eskiden olduu gibi dolamalarna, bakalar ile görümelerine mani olmaynz. Eer söyledii doru deilse, ben de Onu artk himaye etmeyeceim, dedi. Kureyin ileri gelenleri, bu teklifi kabul ettiler. Herkes toplanarak Kâbe’ye geldiler. Ahdnameyi Kâbe’den indirerek açtlar ve Resulullahn buyurduu gibi, (Bismikellahümme) ibaresinden baka, bütün yazlarn yenilmi olduunu gördüler.]

Acem padiah Hüsrev’den Medine’ye elçiler geldi. Bir gün, bunlar çarp, (Bu gece, Kisranz kendi olu öldürdü) buyurdu. Bir müddet sonra, olunun babasn öldürdüü haberi geldi. [ran ahlarna Kisra denir.]

14- Bir gün, zevcesi Hafsa validemize, (Ebu Bekir ile baban, ümmetimin idaresini ellerine alacaklardr) buyurdu. Bu sözle Hz. Ebu Bekir’in ve Hafsa validemizin babas olan Hz. Ömer’in halife olacaklarn müjdeledi.

15- Ebu Hüreyre’yi “radyallahü teâlâ anh” Medine’de, zekat olarak gelmi olan hurmalarn muhafazasna memur etmiti. Bir kimseyi hurma çalarken yakalad. Seni Resulullaha götüreceim dedi. Hrsz, fakirim, çoluum çocuum çoktur diyerek yalvarnca, brakt. Ertesi gün, Resulullah Ebu Hüreyre’yi çarp, (Dün gece braktn adam ne yapmt?) buyurdu. Ebu Hüreyre anlatnca, (Seni aldatm. Yine gelecektir) buyurdu. Ertesi gece yine geldi ve yakaland. Tekrar yalvarp, Allah akna brak dedi ve kurtuldu. Üçüncü gece, tekrar gelip yakalannca, yalvarmalar fayda vermedi. Beni brakrsan, birkaç ey öretirim, sana çok faydas olur, dedi. Ebu Hüreyre kabul etti. Gece yatarken, (Âyet-el kürsi)yi okursan Allahü teâlâ seni korur, yanna eytan yaklamaz dedi ve gitti. Ertesi gün, Resulullah efendimiz, Ebu Hüreyre’ye tekrar sorup cevap alnca, (imdi doru söylemi. Halbuki kendisi çok yalancdr. Üç gecedir kiminle konutuunu biliyor musun?) buyurdu. Hayr bilmiyorum deyince, (O kimse eytan idi) buyurdu.

16-
Rum mparatorunun ordular ile harp için (Mute) denilen yere asker gönderdiinde, sahabeden üç emirin arka arkaya ehid olduklarn, kendisi, Medine’de minber üzerinde iken, Allahü teâlânn göstermesi ile görerek yanndakilere haber verdi.

17-
Muaz bin Cebeli vali olarak Yemen’e gönderirken, Medine’nin dna kadar uurlayp ona çok nasihatler verdi. (Seninle dünyada artk buluamayz) buyurdu. Hz. Muaz Yemen’de iken Resulullah efendimiz Medine’de vefat etti.

Image18-
Vefat ederken, mübarek kz Fatma’ya, (Akrabam arasnda bana evvela kavuan sen olacaksn) buyurdu. Alt ay sonra Hz. Fatma vefat etti. Akrabasndan ondan evvel kimse vefat etmedi.

19-
Kays bin emmasa, (Güzel olarak yaarsn ve ehid olarak ölürsün) buyurdu. Hz. Ebu Bekir halife iken Yemamede Müseylemet-ül-Kezzab ile yaplan muharebede ehid oldu.
Hz. Ömer’in ve Hz. Osman’n ve Hz. Ali’nin ehid olacaklarn dahi haber verdi.

20-
Acem padiah Kisrann ve Rum padiah Kayserin memleketlerinin müslümanlarn eline geçeceini ve hazinelerinin Allah yolunda datlacan müjdeledi.

21-
Ümmetinden çok kimsenin denizden gazaya gideceklerini ve sahabeden olan Ümmi Hiram’n o gazada bulunacan haber verdi. Hz. Osman halife iken müslümanlar, gemiler ile Kbrs adasna gidip harp ettiler. Bu hanm da beraber idi. Orada ehid oldu.

22-
Mübarek kz Fatma’nn olu Hasan “radyallahü teâlâ anhüma” için, (Bu olum çok hayrldr. Allahü teâlâ, müslümanlardan iki büyük ordunun sulh etmesine bunu sebep yapacaktr) buyurdu. Büyük bir ordu ile Muaviye’ye “radyallahü anh” kar harp edecei zaman, fitneyi önlemek, müslümanlarn kannn dökülmemesi için hakk olan halifelii Muaviye’ye “radyallahü anh” teslim etti.

23-
Abdullah ibni Abbas’n annesine bakp, (Senin bir olun olacak. Doduu zaman bana getir!) buyurdu. Çocuu getirdiklerinde, kulana ezan ve ikamet okuyup, mübarek aznn suyundan azna sürdü. smini Abdullah koyup annesinin kucana verdi. (Halifelerin babasn al, götür!) buyurdu. Hz. Abbas, bunu iitip, gelip sorunca, (Evet, böyle söyledim. Bu çocuk halifelerin babasdr. Onlar arasnda seffah, Mehdi ve sa aleyhisselamla namaz klan bir kimse bulunacaktr) buyurdu. Abbasiyye devletinin bana çok halifeler geldi. Bunlarn hepsi, Abdullah bin Abbas’n soyundan oldu.

24-
Eshabndan çok kimseye hayr dualar etmi, hepsi kabul olunarak faydalarn görmülerdir.
Hz. Ali buyuruyor ki:
Resulullah beni Yemen’e kad [Hakim] olarak göndermek istedi. Ya Resulallah! Ben kadlk yapmasn bilmiyorum dedim. Mübarek elini gösüme koyup, (Ya Rabbi! Bunun kalbine doru eyleri bildir. Hep doru söylemek nasip eyle!) buyurdu. Bundan sonra bana gelen ikayetçilerden doru olan hemen anlar, hak üzere hükmederdim.

25-
Nabiga ismindeki mehur air iirlerinden birkaçn okuyunca, Araplar arasnda mehur olan (Allahü teâlâ dilerini dökmesin) duasn buyurdu. Nabiga yüz yana gelmiti. Dileri ak ve berrak, inci gibi dizilmi dururdu.

26-
Amcas Ebu Leheb’in olu Uteybe, Resulullah çok üzdü. Çirkin eyler söyledi. Buna çok üzülüp, (Ya Rabbi! Buna köpeklerinden birini musallat eyle!) buyurdu. Uteybe, am’a ticaret için giderken bir gece arkadalarnn arasnda yatyordu. Bir aslan gelip arkadalarn koklayp brakt. Sra Uteybe’ye gelince, kapt parçalad.

27-
Acem padiah Hüsrev Pervize iman etmesi için mektup gönderdi. Alçak Hüsrev, mektubu parçalad ve getiren elçiyi ehid eyledi. Peygamber efendimiz bunu iitince, çok üzüldü ve (Ya Rabbi! onun mülkünü parçala!) buyurdu. Resulullah hayatta iken Hüsrevi olu ireveyh hançerle parçalad. Hz. Ömer halife iken, acem memleketinin tamamn müslümanlar feth edip, Hüsrev’in nesli de, mülkü de kalmad.

28-
Allahü teâlâ, Habibini belalardan korurdu. Ebu Cehil, Resulullahn en büyük düman idi. Kâbe-i muazzama yannda namaz klarken, alçak Ebu Cehil, tam zamandr diyerek, bçakla üzerine yürümek isterken, hemen geri dönüp kaçt. Arkadalar, niçin korktun dediklerinde, Muhammed ile aramzda ate dolu bir hendek gördüm. Birçok kimse beni bekliyorlard. Bir adm atsaydm, yakalayp atee atacaklard. Bunu müslümanlar iitip, Resulullah efendimize sorduklarnda, (Allahü teâlânn melekleri, onu yakalayp parçalayacaklard) buyurdu.

29-
Resulullah efendimiz bir gün abdest alp, mestlerinden birini giyip, ikincisine mübarek elini uzatrken, bir ku geldi. Bu mesti kapp havada silkti. çinden bir ylan dütü. Sonra ku mesti yere brakt. Bugünden sonra, ayakkab giyerken, önce silkelemek sünnet oldu.

30-
Selman- Farisi, hak din aramak için, ran’dan çkp çeitli memleketleri dolamaya balad. Beni Kelb kabilesinden bir kervan ile Arabistan’a gelirken Vadi’-ul kura denilen mevkide hainlik edip bir yahudiye köle diye sattlar. Bu da, akrabas, Medineli bir yahudiye köle olarak satt. Hicrette Resulullahn Medine’ye teriflerini iitince, çok sevindi. Çünkü, kendisi nasrani âlimi idi. En son rehberi büyük bir âlimin tavsiyesi ile, ahir zaman Peygamberine iman etmek için Arabistan’a gelmiti. O âlim, Resulullahn vasflarn öretmi, Onun hediye kabul edip, sadaka kabul etmediini, iki omuzu arasnda mühr-ü nübüvvet olduunu ve pek çok mucizeleri olduunu Selman’a bildirmiti. Selman- Farisi, Resulullaha sadakadr diyerek hurma getirdi. Resulullah onlardan hiç yemedi. Hediyedir diye bir tabakta yirmibe kadar hurma getirdi. Resulullah efendimiz ondan yedi. Bütün Eshab- kiram da yediler. Yenilen hurma çekirdekleri bin kadard. Resulullahn bu mucizesini de gördü. Ertesi gün bir cenaze defninde mühr-ü nübüvveti görmek arzu etti. Resulullah, bunu anlayp mübarek gömleini syrarak mühr-ü nübüvveti gösterdi. Selman hemen imana geldi. Birkaç sene sonra 300 hurma aac ile binaltyüz dirhem altn ödemek art ile azat edilmesine söz kesildi. Resulullah bunu iitti. Mübarek elleri ile ikiyüzdoksandokuz hurma aac dikti. Aaçlar o sene meyve vermeye balad. Birini Ömer “radyallahü teâlâ anh” dikmiti. Bu aaç meyve vermedi. Resulullah efendimiz, bunu çkarp mübarek elleri ile tekrar dikti. Bu da hemen meyve verdi. Bir gazada, ganimet alnan, yumurta kadar altn Selman’a “radyallahü teâlâ anh” verdiler. Resulullaha gelip, bu gayet azdr. Binaltyüz gram çekmez dedi. Mübarek ellerine alp tekrar Selman’a verdi. (Bunu sahibine götür) buyurdu. Yars ile efendisine olan borcunu ödedi. Yars da, Hz. Selman’a kald.

31-
Kurey kâfirlerinden Velid bin Mugire, As bin Vail, Haris bin Kays, Esved bin Yagus ve Esved bin Muttalib, Resulullaha cefa ve eziyet etmekte bakalarndan ar gidiyorlard. Cebrail aleyhisselam gelip, (Seninle alay edenlere cezalarn veririz...) mealindeki Hicr suresinin 95. âyetini getirip, Velidin ayana, ikincisinin ökçesine, üçüncüsünün burnuna, dördüncüsünün bana, beincisinin gözlerine iaret etti. Velid’in ayana bir ok batt. Çok kibirli olduundan, eilerek oku çkarp atmak, kendine ar geldi. Demiri topuk damarna batp, siyatik hastalna yakaland. As’n ökçesine diken batt. Tulum gibi iti. Harisin burnundan devaml kan geldi. Esved bir aaç altnda neeli otururken, kafasn aaca vurup, dier Esved de, a’ma olup, hepsi helak oldular.

32-
Devs kabilesinin reisi Tufeyl, hicretten önce, Mekke’de imana gelmiti. Kavmini imana davet için Resulullahtan bir alamet istedi. (Ya Rabbi! Buna bir âyet (delil) ihsan eyle) buyurdu. Tufeyl, kabilesine gidince, iki ka arasnda bir nur parlad. Tufeyl, ya Rabbi! Bu alameti yüzümden giderip baka yerime koy. Bunu yüzümde görenlerden bazs, kendi dinlerinden çktm için cezalandrldm zannederler dedi. Duas kabul olup, nur yüzünden gitti. Elindeki kamçnn ucunda kandil gibi parlad. Kabilesindekiler zamanla imana geldiler.

33-
Hicretin yedinci senesinde Resulullah efendimiz, Habe padiah Necai’ye ve Rum imparatoru Herakliyus’a ve Acem padiah Husrev’e ve Bizansn Msr’daki valisi Mukavkas’e ve am’daki valisi Haris’e ve Umman Sultan Semame’ye mektuplar göndererek, hepsini imana davet etti. Mektuplar götüren elçiler, gittikleri yerin dillerini bilmiyorlard. Ertesi sabah, o dilleri söylemeye baladlar.

(Mir’at- Kâinat)
 
< nceki   Sonraki >