Ben Top Başına Götürün! Yazdır
Cuma, 09 Şubat 2007
ImageÇanakkale savunmasının önemli noktalarından birini  teşkil eden Hamidiye Tabyaları 1. Tabur Kumandanı Selim Sırrı anlatıyor:
Bouvet Fransız zırhlısına mermi isabet ettiren top çavuşu Cideli Mahmud Çavuş’un ayaklarından ikisi de kopmuştu. Sargı mahalinde, mağrur düşmanların en büyük zırhlılarından biri olan Bouvet’in  batmakta olduğunu haber alınca:

- “Beni top başına götürün.”  Diye haykırmış ve top başına sedye ile çıkarılarak zırhlının Çanakkale’nin serin sularında batışını seyretmiş, sonra vazifesini hakkıyla  yapmanın verdiği gönül huzuru ile bu dünyaya gözlerini kapamıştı. Mevlâ rahmet eyleye!

(Özbilen, Nihat; Yedi Düvele Karşı Koyan Mehmetçik, Hayat Tarih Mecmuası, 1 Mart 1977.)


Silahıyla Gömülenler!

Seddülbahir ve Conkbayırı’nın büyük kahramanlarından biri de Bombacı Mehmet Çavuş’tu. Bu Kahraman Anadolu çocuğu, İngilizlerin siperlerimize fırlattığı el bombalarını korkusuzca hemen yakalar, karşı tarafa fırlatır ve zararını kendilerine dokundururdu. İngilizler bunu anlamış olacaklarki, bombaları birkaç sayı saydıktan sonra fırlatarak Mehmet Çavuş’un elinde patlayarak sağ elinin bileğinden kopmasına sebep olmuştu. Bu yiğit delikanlı vazife şuuruyla yattığı hastahaneden tabur kumandanına yazdığı mektupta şöyle diyordu:
Sağ kolumu kaybettim, zararı yok, sol kolum var. Onunla da pekâlâ iş görebilirim. Beni müteessir eden kıtama katılıp düşmanla çarpışmama mani olan şey, yaramın henüz kapanmamış olmasıdır.
Hastahaneden kurtularak halen harbe iştirak edemediğim için beni mazur görüp, affediniz muhterem kumandanım
.”
(Ilgar, İhsan, Çanakkale 1915, Ak yayınları, İst. 1969.)
 
< Önceki   Sonraki >